İçeriğe geç

Akım yönü eksiden artıya mı ?

Akım Yönü Eksiden Artıya Mı?

Hayatın akışı… Kimse onu tam olarak çözmüş değil. Herkesin akışı farklı, herkesin yolu değişik, ama bir şey var: her birimizin yolu, bir noktada kesişiyor. Akım yönü eksiden artıya mı? Yani, elektriksel anlamda, ama bence hayat da öyle değil mi? Sadece negatiften pozitif bir noktaya doğru hareket etmiyoruz, bazen geriye de gidiyoruz, ama sonunda bir şekilde dengeyi buluyoruz. Bazen o pozitif yönde hareket etmek istiyoruz ama her şey öyle karmaşık ki… Nerede başlar, nerede biter, hiç bilmiyoruz.

Bir Günün Başlangıcı: Kayseri’nin Sessizliği

Saat sabahın 6’sıydı. Kayseri’nin erken saatlerinde sokaklar boştu. Hava henüz soğuktu, ama o soğuk da neşemi bozmadı. Genellikle sabahları kahvemi içmeden dışarı adım atmam. Bu, çok eski bir alışkanlık. Ama o sabah, kahvemi bile içmedim. Bir şeylerin değişeceğini hissediyordum, bilmiyorum neden.

O sabahı, aklımda tek bir soru vardı: Akım yönü eksiden artıya mı? Bunun bilimsel bir anlamı vardı, tabii. Elektrik akımının yönüyle ilgili temel bir kavram. Ama ben, bu soruya bir farklı anlam yüklemiştim. Belki de akımın yönü, hayatımı nasıl yönlendirdiğimi düşünmek için bir başlangıçtı.

Kendimi hiç bu kadar kaybolmuş hissetmemiştim. Bazen düşünüyorum, birisi doğru yönü bulduğunda, akım gibi, o doğruya yöneliyor. Ama bazen de herkesin yaptığı gibi, tek başına düşünceler arasında kayboluyor, adım atmakta zorlanıyorsun. O sabah, bu soruyu sormaya başladım. Her şey bir noktada bana eksiden artıya doğru gitmiş gibi hissediyordu, ama bir şey eksikti.

Bir Buluşma: Elektrik Yüklü Duygular

O gün bir arkadaşım, Taner’le buluşacaktık. Taner, Kayseri’nin en kafası karışık insanlarından biridir. Bir yanda bir bilim insanı gibi davranır, diğer yanda ise bir sanatçı gibi hayallere dalar. Taner’le buluştuğumda, o bana her zaman karmaşık olan şeyleri basitçe anlatır. Ama o gün farklıydı.

Yavaşça karşısına oturdum, Taner bir yudum kahve aldı ve gözlerimdeki o kaybolmuşluğu fark etti.

“Ne var, nereye kayboldun?” dedi, sonra kahkaha attı.

Bu soruyu yanıtlamak kolay değildi. Gözlerimdeki o boşluğu, kalbimdeki eksikliği anlayabilmesi için yıllarca birlikte yaşamış olmamız gerekiyordu. Ama ben de denedim.

“Bazen akımlar gibi hissediyorum Taner. Eksiden artıya doğru gidiyorum ama bu geçiş çok zor. Ben de hayatımda bir yön bulmaya çalışıyorum. Bazen sanki çok geriye gidiyorum, ama bir şekilde bir yerden başlayıp bir şeye doğru hareket ediyorum, en sonunda.”

Taner biraz düşündü. “Hayat da bir elektrik gibi,” dedi. “Akımlar gibi. Bazen her şeyin ters gittiğini hissedersin ama bir noktada bir şey değişir. Sadece o değişimi görmek gerekiyor.”

Ve işte o an, Taner’in söyledikleri aklımda yankı yaptı. Bu kadar basit, bu kadar derin. Akım yönü eksiden artıya mıydı, yoksa tam tersi mi? Belki de bunları düşünmek için durmalıydım, bir şekilde dengeyi bulmalıydım.

Bir An: Çekişmelerin İçinden Geçmek

Bir hafta sonra bir test yapmak zorunda kaldım. Bir sınav… Geleceğe dair bir karar vermeliydim. Yıllardır bir alanda ilerlemek için mücadele etmişken, o noktada bir şeyler değişti. Ya eksiden artıya doğru gidecektim ya da her şeyden vazgeçip başka bir yola yönelip, yeni bir şey deneyecektim.

Sınavın olduğu gün, sabah uyanıp bir an ne yapacağımı bilemedim. Kendimi kaybolmuş, umutsuz ve beklemeye mecbur hissediyordum. Belki de beklemek, hayatın akışına kapılmak, doğru yönü bulmama yardımcı olabilirdi. Ama işin garip yanı, her şeyi kontrol etmeye çalışıyordum. Kendimi boğuyordum. Ama işte, Taner’in sözleri… O anı hatırladım.

Akım yönü… Eksiden artıya mı? Belki de akımın yönü, bazen tersine gitse de, nihayetinde hep doğru yönü buluyordu. Benim de bulmam gerekiyordu. Her şey, kendimi doğru şekilde yönlendirmekle ilgiliydi. Korkularımı, kaygılarımı, her şeyi geride bırakmalıydım.

Sonuç: Pozitif Yönü Bulmak

Sınavın sonunda, içim rahatlamıştı. Sonuç ne olursa olsun, yaşadığım sürece en önemli şeyin dengeyi bulmak olduğunu fark ettim. Hayat da elektrik gibi; bazen eksiden artıya doğru gitmek o kadar zor oluyor ki, ama o hareketi yapmak zorundayız. Bazen geriye gitmek, yeni bir perspektife sahip olmak için gerekli olabilir. Ama sonunda, hep bir yere varıyoruz.

Düşüncelerim derinleştikçe, hayatın da bir akım gibi olduğunu anladım. Bir akım, önce zorlanabilir, bir noktada engelleri aşamaz gibi hissedebilirsin. Ama sonunda yönünü bulur, pozitif bir noktaya ilerlersin.

O günden sonra, her gün bir adım daha atmaya başladım. Bir süre daha kaybolmuş hissedecektim belki, ama tanıdığım bir şey vardı: O kaybolmuşluk da bir süreçti, bir gün, akım yönü değiştiğinde, hayat da bir yerde pozitif olacak, ben de yeniden doğru yönü bulacaktım.

Ve işte, bu hikâyede de kendimi buldum. Elektrik gibi, bir noktada yön değiştirebiliriz, ama sonunda her şey yerli yerine oturur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
ilbet güncel giriş adresiilbet yeni giriş adresibetexper giriş